29 Kasım 2016 Salı

Sarı Kantaron



Kantaronun halk arasında tedavide kullanılma geleneği çok eskilere dayanır. Avrupa’da da ciltte oluşan yanıklarda, melankolide ve hatta büyüye karşı çok eskiden beri etkisine başvurulan bir bitkidir. Günümüzde ise halk arasında mide zarı iltihapları (gastrit), safra kesesi hastalığı ve yanık tedavilerinde kullanılmaktadır. Alternatif tıpta ise merkezi ve periferik sinir sistemi, alt solunum yolu hastalıkları, kalp ve dolaşım sistemi ile ilgili şikâyetlerde ve yaralanmalarda kendisine sıkça başvurulan bir bitkidir.
Kantaron dâhili ve harici şekilde uygulanabilir. Dâhili kullanmada etkisini öncelikle psikolojik olarak gösterir. Kantaron psikolojik rahatsızlıklarda, hafif depresyonlarda, duygu durumu dalgalanmalarında, korku ve sinirsel huzursuzluk şikâyetlerinde dâhili olarak alınır. Avrupa’da hapları ve değişik türde preparatları eczanelerde satılmaktadır.
Kantaron yağı sindirim yolu rahatsızlıklarında, hemoroit tedavisinde, keskin ve künt yaralanmalarda, düşük dereceli yanıklarda, güneş yanıklarında ve egzamalarda etkilidir. Harici olarak kas ağrısı tedavisinde de kullanılır.
Tıbbi çalışmalarda anti-enflamatuar, antibakteriyel ve kan dolaşımı arttırıcı etkisi görülmektedir. Antibakteriyel özelliği sayesinde, yaraların mikrop kapmasını engeller.
Ayrıca hacamat uygulaması sonucu vücutta oluşan kesiklerin tedavisinde de çok başarılı sonuçlar vermektedir. Burkulma, ciltte oluşan morluklar, çürükler ve varislerin iyileşmesine de destek verir.
Bel ve boyun fıtığı hastalığından mustarip annemin ağrılarını morfin bile geçirmezken kantaron yağı epey yatıştırmaktadır.
Benim gibi kış aylarında ayaklarınızı bir türlü ısıtamıyorsanız topuğunuza bir miktar kantaron yağı sürün ve evden öyle çıkın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder